Posted by Gülügül | Posted in Hayat-İnsanlar | Posted on 07-08-2010
Etiketler:düşünce, düşünceler, makarna
Daha bir sürü vakit var gibi. Aslında da hiç vakit yok gibi.
Vakit demişken, var mı gerçekten böyle bir şey? Hayır, vaktimin çoğunu vakit var mı, yok mu diye düşünerek geçiriyor olmam gerçekten ironik, hatta komik sadece.
Kendimi bunu düşünmekten alamıyorum.Sanki bunu araştırmak için dünyaya gelmişim. Sanki her şeyi biliyorum da, kendime söyleyemiyorum. Sanki tüm evrenin sırrını çözdüm de, bunu dile getirmem için çeşitli işaretleri fark etmem gerekiyor.
Ya da sadece keçileri kaçırıyorum.
Ya da cevabını bilemeyeceğim soruları kendi kendime sormaktan zevk alıyorum.
Dünya gizemliyken kesinlikle daha güzel. Sen gizemi çözmeye çalışırken o dönüyor sadece. Zaman varmış, yokmuş umrunda değil. Tek merak ettiği Ay’ın onu sevip sevmediği…Çevresinde dönüp durmasından bu anlamı çıkardığı şüphesiz. Ay ve Dünya’nın aşkı da şüphesiz. Bence tabi.
Peki ya Güneş’e olan aşkları? Tanıdık tanımadık herkesin güneşe aşık olmasına ne demeli peki? Peki ya güneşin çevresinde dönme diye bir şey olmasaydı, “zaman”ı neyle tanımlarlardı? “Zaman”ı kim takardı…
Gerçekten nedir zaman? Dünya dönmeseydi, Ay yerinde dursaydı, aşk olmasaydı kimin, ne zoru olurdu zamanla?
Kim uydurduysa alacağı olsun, çok fena vaktimi alıyor bu mesele!?
Böyle saçma sapan düşüncelerim oluyor arada. Ben buna bir isim taktım, “makarnalı düşüncelerim”.
Böyle düşünceleri çok kolay pişirebiliyorum. İstediğim kıvamda bırakabiliyorum. Henüz lapa yemedim, kendi yaptıklarım arasından en azından. Sonra istediğim gibi sos da yaparım ben buna. Canım nasıl isterse! Keyif benim, makarna benim.
Tek ihtiyacım olan, 4 öğünlük düşünce için 1 litre kadar kaynamış beyin.
Yaklaşık 15 dakika sonra servise hazır.
E afiyet olsun o zaman.








