Aa ! Hediye Sahibini Duyurmayı Unutmuşum

11

Posted by Gülügül | Posted in Hediye'M' | Posted on 04-01-2010

Etiketler:,

Hani karar vermiştim ya hediye vermeye. Yılbaşı hediyesi.

Uzun uzun bahsetmiştim

Şimdi açıklıyorum kim olduğunu. Öhööm, hömm…

Sevgili Efe Dinçer;

Hem twitter,friendfeed gibi sosyal medyalarda paylaştın yazımı, efendime söyleyeyim hem blogunda duyurdun. Sana demiştim şansın artıyor diye. Al bakalım hediye senin. Şimdi ben birkaç gün sana mail atmayacağım, bakalım bu yazıyı ne zaman okuyacaksın diye merak ediyorum çünkü. Sonra istediğin bir vakit, istediğin şekilde teslim edebilirim sana.  Bizim bölümün önünden geçerken bir “pşşt” desen gene olur.

Ama yok sen vazgeçtim istemiyorum bunu diyorsan, ya da teknik bazı sebeplerden ötürü alamayacaksan, (hiçbir teknik sebep aklıma gelmedi ama olsun.) 3 tane daha yedeğim vardı.

1.Adem Kıvanç

2.Dicle Dilan Aydın

3.Ünal Karakuş

:) Eğer Efe ‘yle iletişime geçemezsek, ben sizinle haberleşirim mutlaka.

Bunun dışında beni takip eden, okuyan, beğenen, seven, eleştiren, bir şekilde gözü bu satırlarda dolaşmış kişilere de içten bir teşekkür yolluyorum. Sizi gerçekten seviyorum. ;)

Hediyelerim de bitmedi haa, ona göre ;)

Babayyy!

Sürprizli Yazı

5

Posted by Gülügül | Posted in Hediye'M' | Posted on 07-12-2009

Etiketler:,

Bu sefer değişik bir şey yapayım dedim. Sürprizlere bayılan ben, baktım ki bana sürpriz yapan yok, madem ben yapayım dedim.

Sürpriz kime mii? Sana! Evet, okumaya devam et. Açıklayacağım tek tek. Önce şunu kazanacaksın. İçindekini biraz sonra söyleyeceğim. Ta ta ta taaaam….

DSC03915

Bunu nasıl mı kazanacaksın ?

Bu yazıyı okuyabilen herkes, yani bu yazıyı ben yayımladıktan sonra, bu yılın son saniyesine kadar…

1.)    İstediğin herhangi bir yazıma yorum yaparsan 1 defa; 5 yazıma yorum yaparsan 5 defa ; n yazıma yorum yaparsan  (n tamsayı olmak üzere :P ) n defa…   “Ama nolur yorumun, “Hmm”,”Katılıyorum”,”Bence de” gibi kendi fikrini belirtmediğin sadece katıldığın ya da karşı çıktığın şeyler olmasın! Yoksa saymam baştan söylüyorum. “

2.)    Bu sürpriz olayını–ya da bir beğendiğin bir yazımı-facebook,twitter,friendfeed gibi sosyal paylaşım sitelerinden birinde paylaş, paylaştığını da bana göster(*), göreyim ben, 3 defa…

3.)    Blogun varsa sürprizimden bahset. Bana göster, işte şurada diye. Ya da blogun yoksa, blogu olan arkadaşlarından birinde bahsettir. Bana göster(*). 5 defa…

Bu defalar ne mi ? İsmini kaç sefer yazacağımın cevabı.

1 Ocak sabahı için planım şudur:

Kendi yazdığım bir Java ya da C programına, kaç sefer adın geçiyorsa ekleyeceğim, oraya bir de “Hadi Bakalım!” diye bir buton koyacağım. Rastgele çıkacak bir kişi. Ona şunu vereceğim:

IMG_9654

Yeni yılda bir sürprizim sana gidebilir. Bu çok şık bir satranç tahtasını adresine yollayabilirim. Camdan atı ve piyonları da mükemmel:

IMG_9656

IMG_9664

İlk çıkan kişi, “Yok arkadaşım ben istemem bunu!”  derse, 3 yedek daha seçeceğim. Birisi ister herhalde :)

Ama bitmediiii… Bıraktığın yorum var olan bir e-mail adresiyle olsun, uydurma şeyler yazma ki, eğer çıkarsan seninle iletişime geçebileyim. Hatta kaç kere ismini yazacağımı da mail atayım.

(*): Bana göster dedim ya, bak sağ tarafta —Tanımak İsteyenler Buraya Lütfen— diye bir başlık var ya, onun altında —ŞŞt.. Bana mesaj bırakmak ister misin?— diye bir şey var. Bas oraya, yaz içinden ne geçerse.

Son olarak daha önce yorum bırakmadıysan, fark etmeyebilirsin. Yorum yazacaksın ya, ben onu onayladıktan sonra herkes görebilecek. Onayımı beklemen gerekiyor görebilmek için kısacası.

Şimdiden katıldığın için teşekkür ederim. Valla bugün bu sürprizi düşündüm durdum, hediyesini aradım taradım. Uğraştım senin için. Kıymetini bil ;)

Uses wordpress plugins developed by www.wpdevelop.com