Posted by Gülügül | Posted in Hayallerim-İsteklerim, Hayat-İnsanlar, Kızdıklarım | Posted on 01-12-2009
Bugün Kasım’ın son günü.
Hatta şu an Kasım’ın son saatlerinde yazıyorum. Birkaç saat sonra Aralık. Bu beni heyecanlandırıyor. Ama Aralıklar bence çok üzülüyorlardır. Aynı yıl içerisinde bulunmasına rağmen , en sonuncu ay olması, haliyle diğer yılın heyecanıyla kaplı insanların Aralık’tan zevk almaması, üstüne üstlük diğer yıla zıplamak için bir merdiven olarak görmesi oldukça üzücüdür bence.
Bütün bir yılın son ayı olması nedeniyle, bütün bir yılın son gününü, son saatini, son dakikasını barındırıyor. Oldukça önemli görevler üstlenmiş. En uzun gece kendisinde, en kısa gün kendisinde. Kış aylarının başlangıcı. Bir sürü bomboş aydan daha ilginç günler içeren Aralık, kıymetinin bilinmediğine üzülmesin de ne yapsın ?!
Ben Aralık’ı severim, ara bulucu bir aydır. Zamanın geçtiğini yüzüne vurmaktan çekinmeyen bir aydır. Sevdiklerini, dargınlıklarını hatırlayıp da zamanla bağlantı kurmanı sağlar. Koskoca 12 ayı, son bir ayda anlarsın. Sonra “Neden böyle oldu?” dersin. Kendine kızar, daha fazla sürdürmemeye karar verirsin dargınlıkları. Ya da fazla ilgi gösteremediğin sevdiklerin için üzülür, bu ayı onlarla vakit geçirmek üzere adarsın. Oysa Ocak öyle midir? Nasılsa daha var diye erteler durursun her şeyi. Aralık demek vakit azaldı demek!
O yıla ait son 30 günü sevdiklerine hediye beğenmekle geçirmek güzeldir. Hatta bazen ne alacağına karar veremediğin için daha bir yakınlaşır, daha bir iyi dinlersin onu. Her kelimesine dikkat eder, hoşlandıklarını hoşlanmadıklarını bir daha tartarsın. Belki gazete ekinde bir sayfadaki kazağı kendine bakarmış gibi yapıp, “Sarısı mı, mavisi mi daha güzel sence?” diye sorarsın. Olabilir. Birlikte daha çok vakit geçirirsin.
Bugün bir arkadaşınla annene hediye bakarken, ertesi gün annenle arkadaşına hediye seçersin. Bu yüzden Aralık gizli ittifak ayıdır. Kim kiminle birlik olmuş anlamazsın. Tanımadıkların bile arkadaşları adına ağzını arayabilir. Sen de arayabilirsin başkalarınınkini. Belki hediye almayacak, kek yapacaksındır, çikolatalı mı olsun üzümlü mü sorusu bile birinin ağzının aranmasına değerdir.
Aralık pişmanlıkların giderilmesi ayıdır. Bütün bir yıl bir şey yapamadık, bari bu yılın son gününde arkadaşlarla dostlarla vakit geçirelim. Karşılıklı vicdan rahatlatalım. İki komik şapka takıp birbirimizi eğlendirelim. Yok yaa.
Arkadaşlarına, dostlarına, sevdiklerine değer vermelisin. Kala kala son güne mi kaldık? Sonra birkaç grup aynı anda bir yere davet ettiği için, en iyisi bana gerçekten değer verenlerle birlikte olayım, en kralından bir sofra hazırlansın, rahat kıyafetlerle evdeki çam ağacımızın süsleriyle ilgilenelim dediğim olmuştur.
Her Aralık gelince heyecanlanışım bundandır. İnsanların tavırlarını izlemek daha bir zevklidir. Pişmanlıklar, yakınlaşmalar hep Aralık’ta olurlar. İki bin dokuzuncu aralığı bekliyorum! E hadi gel artııık…



Evet, dediğin gibi kasımın son anlarını yaşıyoruz. Bundan sadece bir kaç dakika sonra 1 Aralık 2009 olacak.
1 Aralığın özel bir gün olduğunu hatırlatmak isterim. 1 Aralık Dünya AIDS Günü. Hepinize sağlıklı 1 Aralıklar…
Teşekkürler Canbu
Sağlıklı 1 Aralıklar…
son saniyeee….
olmadı ama, son saniyeydi o
haha
yazıyı da 1 aralık 2009′da yazmışsın
yukarıya baksana
Ahaha
Cidden ona dikkat etmemişim. Böyle rezalet görülmedi
Pardon, çok pardon. Tarih kısmına bakmasanız da olur.
)
İyi ki Kasım’ın son saatleri diye vurgulamışım hee!
bir daha olmasın
Pardon, bi daha olmaz
hehe cok güzel
betimlemelere ve sembollere bayıldım
Teşekkür ederim
O zaman yazılarımı takip et bence
Hep betimleme hep betimleme, o da bi yere kadar