Posted by Gülügül | Posted in Hayallerim-İsteklerim, Hayat-İnsanlar, Kızdıklarım | Posted on 28-05-2009
Etiketler:Hayat-İnsanlar, iletişim, insanlar, kablo, masal
Bütün dünya birbirine kablolarla bağlıymış.Hatta dünyanın da dışında yıldızlar da, ay da, güneş de , diğer gezegenler de; hatta insanlar da, çiçekler de, evler de, arabalar da… Akla gelebilecek her şey kablolarla bağlıymış.
Kiminin kablosu kalbinden, kiminin kablosu beyninden çıkarmış. Bu kablolar yalıtkanlarla kaplıymış. Kimsenin aklından geçeni bilemezmişsin, kimsenin kalbinden geçeni göremezmişsin. Ama bir şeyler iletildiğini bilirmişsin.
Çok güçlü kablolar çelikten yapılırlarmış. Çelikten kablosu olanlar her şeye dayanırlarmış. Hayatlarında zorluklar olurmuş herkeste olduğu gibi ama, bunlar üstesinden gelmeyi bilenler grubuna dahil oluyormuş. Rüzgar esse de, kar yağsa da, iletişim kopmuyormuş.
Tek , ince bir alüminyum veya bakır telden oluşan kablolu insanlar da varmış dünyada. O kadar kırılgan olurlarmış ki onlar! Bu tipten kablosu olan bir insanın zor bir durumla karşı karşıya gelme durumu çok korkunçmış. Kablosu aniden atıverir, içi kırılıverir ama bunu kimse fark etmezmiş. Üstündeki yalıtkan işini daha da zorlaştırırken, derdini kimse bilmeden iletişimi yavaş yavaş kesilirmiş.

Bir insandan birçok kablo çıkabilirmiş fakat hangi cins kablo çıkacağına kendi karar veremezmiş. Kimi durumlarda çelik kablolarını görürken, bazen tek telini uzatırmış dünyaya. İstemediği durumlarda, çelikten kablosu uzadığında her ne kadar “Biraz yumuşamam gerek !” dese de boşmuş . Ya da öyle bir kötü durumda kendini tek telli haliyle görürmüş ki kendini, ne kadar “Ben güçlü olmalıyım !” dese de mümkün olmayacağını bilirmiş. Bu durumda herhangi bir yıldıza bakar ve daha güçlü / zayıf olmayı dilermiş…
Gökyüzünde belirli bir anda, sadece bir yıldızın üzerinde yüzlerce belki de binlerce kablo bulunurmuş. Kim o yıldıza baksa ve içinden bir şeyler geçirse, o kişinin kablosu iletime geçermiş. Yıldız hepsini duyarmış.
Yıldız yardım edermiş ama kimse anlamazmış. Kişinin kablosu zayıfsa, evininkini güçlendirirmiş, bir çiçekle veya bir kelebekle arasına bir kablo çeker güzel şeyler anımsamasını sağlarmış. Kişinin kablosu çeliktense, o kişinin en dokunaklı yerine ince bir kablo çeker, orasını sızlatırmış.
Günler böyle geçermiş. Uykusu gelenle gece arasında kablo çekilir, sabah kalkanla güneş arasında bir kablo çekilirmiş. Bir gün biterken, diğer günle arasında kablo çekilirmiş. Bir gün bu kablolar görünmez olmuş. İnsanlar her şeyle iletişim halinde olduklarını unutmuşlar. Düşündüklerini karşındakinin hissedebileceğini bilememişler. Sen köpekten korkarkan, o senin ondan korktuğunu anlamış ama buna doğanın gücü demişler !
Görünmez kablolara alışana kadar epey vakit geçmiş. Bu vakitte kabloların olduğu da unutulmuş
Kablolar önemlidir.
Kablolarınızı hatırlamanız dileğiyle…



